Blogumdaki kaynak belirtilmemiş tüm yazılar Emre Güney'e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Ben O'yum İdrâkı

By | 4 comments

Bana Neler Oluyor?

Çiğdem'in Yazı Dizisi ─ Bölüm 1


Daha önceki yazımda paylaştığım ben O'yum idrakinden sonra başıma daha önce hiç yaşamadığım şeyler gelmeye başladı. Dışarda yürürken tüm sokağı içimde görüyor hissediyor ve kendi bedenimin de içimde yürüdüğünü fark ediyordum. Bu durum hala da böyle. Beden benim içimde hareket ediyor. Hareket eden, gidip gelen kesinlikle ben değilim. Ben daima buradayım, hiçbir yere gitmem gelmem. Tüm oluşları içimde fark ederim.

Geceleri bedenim yukarı yükselirken uyanıyor şoka giriyordum. Sessiz oturuşlarımda eterik bedenim 7 - 8 metre sağa-sola yukarı-aşağı hareket ediyordu. Elbette eterik bedenimin olduğunu, bunu deneyimledikten sonra öğrendim.


Başımın tepesinden şelale gibi çok güçlü bir ışık iniyor, beynimin ortasından geçiyor, omurgamdan aşağı iniyor, kuyruk sokumumdan tekrar dönüp çıkıyordu. İlk aylarda matkapla resmen beynimin delinir gibi oluşunu, omurgamdan spiral şeklinde dönüşünü dehşetle deneyimliyordum. Kemiklerimden gıcırtı sesleri duyuyordum. Başım o kadar ağırlaşıyordu ki sağa sola düşüyordu. İç organlarımda ağrılar, acılar yaşıyordum. Çene kemiklerim bile dehşet ağrıyordu. Boğazımın içi cayır cayır yanıyordu. Oturduğum yer ısınıyor, sallanıyordu. Uzandığımda kollarım ve bacaklarım kendiliğinden sıçrıyordu, omurgamın sallandığını hayretle demeyimliyordum.

Beyin epifiz, hipofiz bezi, timus, böbrek üstü bezlerimin titreşimini yoğun hissediyordum, hala da hissediyorum. Başımın etrafında esen rüzgar, bol üşüme, bazen aşırı sıcak basması gibi yüzlerce şey oluyordu bedenimde. Tüm bu olanlar sadece farkındalıkla kaldığımda oluyordu. Zihnimle özdeşleştiğimde asla olmuyordu. Lakin artık, farkındalık da gitmiyordu. Bedenim kesinlikle hasta değildi. Fiziksel bir rahatsızlık kesinlikle yoktu.

Düzenli sessiz oturmalara hiç ara vermedim. Bedenime ne olursa olsun devam ediyordum. Kızıyor, küfür ediyor, isyan ediyordum ama yine de kendimi paşa paşa, sessizce oturuyor halde buluyordum.

"Tamam" dedim, kesinlikle delirdim. Ne yaptım ettim, kendimi delirttim.

Ne oluyor, başıma ne geliyor, hiç bir fikrim yoktu.

Kendimden ciddi şüphe etmeye başladığım için güvendiğim psikolog olan arkadaşla da durumumu paylaştım. Kesinlikle delirmediğimi keskin bir zekaya sahip olduğumu ve elinde olsa beynimi açıp işleyişini incelemek istediğini söyledi.

Delirmediysem neler oluyor? Başıma ne geliyor diye dünyayı resmen talan ettim. Bir arkadaşa yine bu halden şikayet ederken Kundaliniden bahsetti. Araştırdım, evet gerçekten yaşadığım buydu ama bende daha ötesi oluyordu. Kundalini pekâla ama başımın üstünden inen devasal ışık ne? Nereden geliyor? Ne yapıyor? Bunu bileni bulamadım. Kadim öğretilerde, evet bilgiler buldum, ama entellektüel bilgi beni asla tatmin edemiyordu. Bizzat bilmeden asla tatmin olamam. Bu durum tam 4 yıldır artarak devam ediyor. Her gün egzersiz yaparak vücudumu dinlendirebiliyorum. Gece uykuya geçmem saatler sürüyor. Çünkü vücuduma o kadar yoğun enerji iniyor ki, ancak yorgunluktan sızabiliyorum. Üstüne, dünyasal arzularım da eridi.

Artık vücudum uzun süre sessiz oturmaya da dayanamadığından başıma ne geldiğini bilmek için DMT'yi (Ayahuasca) kullanmaya karar verdim.

Ve başladım deli gibi DMT aramaya... 😊

Uzunca bir süre aradım. Seramoni yapanlarla tanıştım. Birlikte kullanma şartıyla bitkiyi verebileceklerini söyleyenler oldu falan... Ama ben tek başıma kullanmak istiyordum. Hiç kimsenin eşlik etmesini istemiyordum, çünkü ennn derine, en öteye gitmekti niyetim. Ve bir şekilde bunun olacağını da biliyordum. Böylece vakit geldi, hala kendisine minnettar olduğum arkadaşım formülü ve nasıl temin edeceğimi paylaştı. Ona dedim ki; bak ben ölümün ötesine geçmek istiyorum, bunu yapabilecek mi?

Cevabı; biletin hazır!

E ben de hazırım, başlasın öyleyse yolculuk.

Çiğdem Gürler
23/04/2019

Önceki Kayıt Ana Sayfa

4 yorum:

  1. Enerjinizi farkinda olmaksizin arttiran hangi durumu yasayip yada aktiviteyi yapiyorsunuz.Cok ilginc gercekten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece ol'un. Hiç bir pratiğe, tekniğe ihtiyacınız Yok. Beden düşünceler olmadığınızın farkında ol'un. Dikkati kendi gerçek varlığınıza çevirmek demek bu. Hiç bir şey bundan daha önemli değil.

      Sil
  2. Kraliçe’yi gerçek bir şamanın elinden kullanmanız önemle tavsiye edilir. (O ve DMT tam anlamıyla aynı şey değildir.) Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Merhaba Çiğdem Hanım,
    Evveett! İşte bu :)) Nihayet tekrar yazınızla buluştuk. Devamını merakla bekleyeceğim. Çok heyecanlı bir yerinde "Başlasın öyleyse yolculuk" diye bitirmişsiniz sözlerinizi:) O halde iyi yolculuklar dileriz. Sevgiler.

    YanıtlaSil