Blogumdaki kaynak belirtilmemiş tüm yazılar Emre Güney'e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Güncel

duygular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
duygular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meraklı ruhlar merhaba!

Ruh ikizi konusunda uzun zamandır yazı çıkarmıyordum. Aslında şu ana kadar tüm yazılar İngilizce internet içeriklerinden çevirilerdi. Bu konuda özelden gelen sorular ve yazılara yapılan yorumlar bitmek bilmiyor. Bunun adını koyan ve bu maceraya değinen ilk sitelerden biri olmam oldukça muhtemel. Gerek bu konuda başıma gelenler, gerek bu sitede diğer kelebeklere yardımcı olma istek ve girişimim bir anda beni çığ gibi bir sorular ve sorunlar silsilesiyle tek başıma bıraktı. Ben de acı çeken, ümit eden, çeşiti beklentiler içinde olan ya da kavuşsa da kimi sorunlar yüzünden bunun tadını çıkaramayan pek çok kişiye elimden geldiği ve dilimin döndüğü ölçüde zevkle yardımcı olmaya çalışıyorum.

Ben insanım. Burada yazıp çizdiklerim kesin doğrular olarak kabul edilmemeli. İnsan denen varlık son derece değişken ve ruh hali pek çok parametreye; örneğin kimyaya, hormonlara, milyonlarca görünür ve görünmez dış etkene bağlı olarak bırakın günü gününü, dakikası dakikasını tutmayan bir varlık. Bu konulardan bahsetmem bundan beş sene önce söz konusu dahi olamazdı. Çünkü henüz yaşanmamıştı. Birisi tarafından anlatılsa, dikkatle dinleneceği dahi meçhuldü. Sanırım en doğrusu şimdi yazmak idi. Ancak mevsimler defalarca değiştikten, haller halleri silip süpürdükten ve zaman her şeyi yumuşatıp onu en estetik bir şekilde yoğurup son ürünü ortaya çıkardıktan sonra yazılmalıydı...

Bu konuda kendimi çok zorlamak istemiyorum. Yazmış olmak için yazmayı sevmem çünkü ortaya koyduğum şey bir bilgi de olsa, tasarım da olsa önce beni tatmin etmeli. Bu sebeple ─eğer kozmik bir şamar daha yemedikçe─ bunun kendi elimden çıkmış, bu konudaki son yazım olması kuvvetle muhtemel. Olabildiğince çok şeyden bu yazıda bahsedip bu konuyu artık kapatmak istiyorum ancak şunu tekrar hatırlatmak isterim ki bahsedeceklerim son derece kişisel yorumlar ve taraflı bilgiler olacaktır. Ancak bu tespitler yine de kendi yaşadıklarım ve bana deneyimlerini aktaran 20'den fazla okurum ile 2 arkadaşımın tecrübelerinin toplamından çıkmıştır.

Gurdjieff'ten insan iç dünyası ve özgürlük üzerine...

Gerçekten özgür müyüz?
Kendimizi bilmek için çaba harcıyorsak özgürlük için de çaba harcamalıyız. Kendini bilme ve daha ileri doğru kendini geliştirme görevi o kadar önemli ve ciddidir ve o kadar yoğun bir çaba ister ki, bunu eski tarzda ve diğer işlerimizin arasında yapmak olanaksızdır. Bu vazifeyi üstlenen biri bunu yaşamında ilk sıraya koymak zorundadır çünkü yaşam önemsiz şeylere harcanamayacak kadar kısadır.

İnsanın bu araştırmasında zamanını yararlı bir şekilde harcamasını her türlü bağlılıktan özgürleşmek dışında ne sağlayabilir?

G.I.Gurdjieff
Özgürlük ve ciddiyet. Tabi burada çatık kaşlar, büzülmüş dudaklar, dikkatle yapılan hareketler ve dikkatle seçilen sözcükler yoluyla gösterilen bir ciddiyetten değil, bu araştırmada kararlılık ve devamlılık, yoğunluk ve tutarlılık getiren bir ciddiyetten söz ediyoruz, yani kişi dinlenirken bile asıl vazifesine devam etmektedir.

Sorun kendinize, özgür müsünüz? Maddi anlamda güvencedeyse, yarını için endişelenmesine gerek yoksa, geçimi için bir başkasına ihtiyacı yoksa veya yaşam koşullarını kendisi belirleyebilecek durumdaysa pek çok kişi bu soruya "evet" diye yanıt verme eğilimindedir. Fakat bu özgürlük müdür? Özgürlük sadece dışsal koşullar meselesi midir?



Geçmişi bırak ki güzellik seni bulsun

Eğer yürürken yorulursanız durursunuz, oturursunuz, dinlenirsiniz. O yüzden, sorunlarınıza çözüm ararken de yorulursanız, çözüm bulamazsanız; oturun. Oturun derken problemi çözmek için parçalanmayın demek istiyorum. Sorun geçmişteydi. Şimdide değil. Geçmiş problemler üstünde düşünmeyin. Onları yalnız bırakın ve oturun. Bu dinlenme anıdır. Sadece buna izin vermelisiniz. Onu dinlemeli ve hiçbir şey yapmamalısınız. Sadece dinleyin: Geçmişe gitmeyin. Geçmiş problemdir, geçmiş zihindir. Eğer geçmişe giderseniz her şey sorunlardır; o yüzden geçmişe gitmeyin. Zihin geçmiştir ve geçmiş de mezarlıktır. Mezarlığa gitmeyin. Tüm sorunlar ölmüştür. Bu yüzden sorunu çözmeye çalışmadan şu ana dönün. Sorunlar üzerinde çalışmak başınızı belaya sokar. Bu yüzden bu çalışmaya artık dokunmayın.

Basitçe oturun ve sessiz olun. Bir süreliğine sessiz kalın. Bu ihtiyacınız olan süredir. Bu dinlenme zamanıdır. Bir süreliğine geçmişe gitmeden sessiz kalırsanız dinlenmeyi bulacaksınız. Başka yolu yoktur. Geçmişi düşünmeyin o kadar. Önce kendinize yardım edin – ki bu da düşünmemektir─ sonra hala yardıma ihtiyaç duyuyorsanız bana danışın. 

Sadece bu sürede düşünmeyin ve zihninizi Onun kaynağına yöneltin. Düşünen zihni -ki o geçmişe gider- bu mevcut anla yüzleşmeye itin. Bu size süresiz dinlence getirecektir. Kendinizi geçmişe gitmeme konusunda eğitirseniz hala problem bulabilir misiniz? Geçmişe gidilmediği bu anda sorun nerededir? Gitmiş midir? O zaman kendinize yardım ettiniz. Bu tümüyle kendine-yardımdır.

Bunu marketten alamazsınız. Onu edinemez, satın alamazsınız. Bu edinilecek bir şey değildir. O zaten orada bulunan bir şeydir. Burada olmayan bir şeylere ulaşmak için bir şeyler edinmeye çalışmayı bırakın. Çünkü, şu anda burada olmayan şey, -her ne kadar siz onu elde etseniz de- yine kaybolacak. Her seferinde olmayan bir şeye uzanmayı denemek yerine hep burada olanı ve tekrar denemek zorunda olmadığını keşfet. Bu taze bir şey olacak. Burada mevcut olan bir şey olacak. Bu şimdi olacak. Yarın yeni bir şey kazanmayı isteyen arzunu yen. Bu arzunun karışıp, yükselip zihnini bulandırmasına izin verme. Halihazırda sahip olmadığın şeylere dair arzularını terk et. Burada şimdi ve zaten sahip olduğun bir şey için arzu gerekmiyor. 

Yeni bir şeyler denemeyi bırakıp kendinizi keşfedin. Öyle güzel olun ki, bu sizin güzelliğinizden etkilensin. Sizin Onu kazanmaya çalışmanızdansa O gelip sizi alsın. Onu kazanacak olan kim bu arada? Kendinize O'nun tarafından alınmaya izin verin. Bu tek yolu. Tertemiz olun. Bu arzusuz olmak demektir. Kendi doğanız tertemizdir. Bu yüzden er ya da geç bunu anlayacaksınız. Arzu olmadığında orada güzellik vardır, sevgi vardır. Bu güzelliği ona ulaşmak için yarattığınız düşünceyle bile bozamazsınız. Bu düşünce sadece bir saf olmayıştır (karışık oluş) o kadar. Sadece, hiçbir düşüncenin yükselmemesine dikkat edin ki lekesizce güzel olasınız. Mükemmel derecede saf ve pürüzsüz... Böylece her şey önünüzde aniden açılıverecek. Sonra bu güzellik güzelliğin kendine (sana) sarılacak. 

Basitçe, sessiz ol. Hiçbir şey yapma, ve O sende gerçekleşsin. Bir sonraki adımda ne yapacağına dair niyetini bile terket. Hatta “şu an” ile “bir sonraki an” ayrımını bile yapma. Ondan sonra her şey birden oluverecek. 

10 Aralık 1991
Papaji


Çeviri: Emre Güney
    ruh ikizi bağlantısı çetrefilli bir maceradır

    Bir ruh ikizi ilişkisi adı altında bazı kişiler sahte ruh ikizi vakasıyla karşılaşabilirler. Sahte ruh ikizleri gerçek ruh ikizleriyle benzer özelliklere sahip olmakla birlikte bu defa ilişki enerjinizi sömürmektedir. Sahte bir ruh ikizi de gerçeğiyle aynı şekilde hayatınıza girebilir, ancak bağlantı sağlandıktan ya da bir araya gelindikten sonra sahte ikiz sizin ışığınızdan beslenir. Bu enerji vampirleri bir ruh ikizi partnerliğini götürebilecek ruhsal evrime henüz sahip olmamışlardır. Bu yüzden sahte ikiz, ruhsal olarak daha gelişmiş olana yapışıp sizin pırıltınızın tadını çıkarırlar. Bir ruh eşinde olduğu gibi, sahte ruh ikizleri de gerçek ruh ikiziniz ortaya çıkmadan önce kendi üzerinizde çalışıp düzeltmeniz gereken noktaları açığa çıkaracak karmik bağlantılarınızdandır. Diğer ruh ikizi yazılarımızda belirttiğimiz üzere ruh eşi ilişkileri dersleri öğrendiğimiz, ruh ikizi ilişkileri ise bu öğrenilmiş dersleri tatbik ettiğimiz ilişkilerdir. Aynı şey sahte ruh ikizleri için de geçerlidir. Bazı durumlarda ruh eşiyle sahte ruh ikizi aynı şeydir ama biz şimdi konumuz gereği sahte ruh ikizine odaklanacağız.
  1. Yoğun cinsel enerji ya da beden kimyası. Önceki yazılarda bahsettiğimiz gibi bir ruh ikizi ilişkisinin doğasında fiziksellikten ziyade ruhsallık yatar. Eğer bu ilişkinin doğasında HEP Onunla birleşme arzusu yatıyorsa bu büyük ihtimalle bir sahte ruh ikizidir.
  2. Onunla her buluştuğunuzda, ya da konuştuğunuzda, hatta aklınıza getirdiğinizde duygusal olarak tükenmiş hissedersiniz. Sizin enerjinizden beslenir, sizde kafa karışıklığı, yorgunluk ve tükenmişlik yaratırlar. Siz vericisiniz, O da alıcıdır. Gerçek bir ruh ikizi ilişkisinde enerji ikiniz tarafından eşit olarak paylaşılır.
  3. Sahte ruh ikizinin davranışlarında sapmalar olur ve yeterince beslendikten sonra sizden ayrılırlar. Bağlantıyı korumaları için fiziksel ya da duygusal, bu ayrılığa ihtiyaçları vardır. Çünkü gerçek bir ruh ikizi partnerliğinin ışığı altında fazla kalamazlar. Acıkıp tekrar enerjiye ihtiyaçları olduğunda geri dönerler.
  4. Sahte ruh ikizi manipulasyon oyununu nasıl kazanacağını bilir. Onlar ne zaman dikkatinizi kendi üstlerine çekeceklerini iyi bilirler. Ve ne zaman siz bu ilişkide güvende ve "yolunda" hissederseniz bir bakmışsınız ki PUUUFF; o ortadan kaybolmuştur. Çağrılarınıza cevap vermez, epostalarına bakmaz, planları değiştirir, buluşmaları iptal eder ve bazen de bir süreliğine tamamen kaybolurlar. Bu sizi bir kez daha gergin ve sinirli hissettirir ve yine onları besler.
  5. Sahte bir ruh ikizi hayallerinizi, rüyalarınızı fetheder. Bu rüyalar öyle canlı ve gerçekçi olurlar ki sanki tüm uykunuz boyunca O sizinle olmak istemektedir. Hatta her zaman bu yanlış ruh ikizi rüyasına iliştirilmiş bir de mesaj vardır. Uyandıktan sonra rüyayı anlamaya çalışır, bu sefer ona bir anlam yüklemeye uğraşırken yine enerjinizi tüketirsiniz.
  6. Gerçek bir ruh ikizi ilişkisinde iki partner de ikiz bağlantısını belli bir seviyeden görebildiği için ilişkiye takıntısal yaklaşım söz konusu değildir. Sahte ruh ikizi bağlantılarınız 7/24 takıntılı bir haldedir. Fantaziler kurarsınız, hayallerine dalarsınız, Onu sosyal medya hesaplarında durmadan izler durursunuz... Eğer bu takıntılı bir partnerlik ise, O gerçek ruh ikizi değildir.
  7. Yanlış/sahte bir ruh ikizi duygusal olarak asla tam açılamaz. Çünkü içlerinde duvarlar örer, blokajlar kurarlar ki siz onun aslında nasıl olduğunu hiç göremeyesiniz. Gerçek bir ruh ikizi sizinle her şeyini tam ve dosdoğru paylaşır.
  8. Sahte ruh ikizi sizden alabileceği her şeyi aldığını farkettiğinde, ve sizin artık ona verebilecek hiçbir şeyiniz kalmadığında hayatınızdan yok olup giderler ve bir sonraki kurbanlarını aramaya başlarlar.
Eğer bir sahte ruh ikizi bağı içinde olabileceğinizi düşünüyorsanız size tavsiyemiz, bu kişiye dair kendi koşullarınızı ve üzerinizdeki etkilerini güzelce muhakeme edin. Unutmayın: Gerçek bir ruh ikizi olabileceğiniz her şey için size ilham verir ve motive eder. Ancak yanlış ruh ikizi sizden bu enerjiyi alıp kendi için kullanır.
Kaynak: twinflameconnection.com Çeviri: Emre Güney
Kaleme alan DailyHealthPost 

Hiçbir şey sizi negatif insanların çevresinde olmak kadar aşağı çekemez.

Canayakın insanlar başkalarına yönelik merhamet hissederlerken, empatlar onların yüklerini bile kendilerininmiş gibi omuzlarında hissedebilirler.

Bazı durumlarda bu sizi çevrenizdeki insanların enerjisini yutmaya itebilir. Bu da sizi hem zihnen, hem fiziken ve hem de ruhsal olarak etkiler. 

Sevdiğiniz insanlara duygusal destek önermek ve sunmak önemli olmasına rağmen öncelikle siz de içtenliğinizi suistimal edebilecek insanlara karşı kendinizi korumalısınız.

Negatif enerjiyi bünyenizden koruyacak 5 yönteme bakalım:

  1. İnsanları hoşnut etme kaygısından kurtulun
    İnsanlar size şikayet ettiklerinde veya sizi aşağı çekmek istediklerinde bunu kişisel almayın. Bu tür davranışlar sizin ne olduğunuza dair değil onların ne olduğuna dair size fikir verir. Dedikodununu tesiri altına ne kadar girerseniz başkalarının övgü ve takdirine o kadar bağımlı kalırsınız. Önce kendinizi sevip kabul edin ve daha sonra da sizi aşağı çeken insanları.

  2. Vampirleri uzak tutun
    Hiç tüm yaşam enerjinizi sizden çeken bir arkadaşınız oldu mu? Birlikte gücünüzü toplayıp ayağa kalkmanız gerekirken sizi duygusal ve fiziksel olarak bitirdikten sonra giden türden bir arkadaş? Bu tür insanlara duygusal vampirler deniyor. (Ya da enerji vampirleri)

    Bu tür insanlar desteğe ihtiyaç duydukları her seferinde sizinle görüşmek için zaman bulurlar, ancak siz yardıma ihtiyaç duyduğunuzda asla ortalarda yokturlar. Ve bunlar şikayet ettikçe de şikayet edecek nice şeyler daha bulurlar.

    Kendinize şunu hatırlatın: Bir aile bireyi de olsa başkalarının sorunlarını çözmede siz asla tam sorumlu olan değilsiniz. Eğer Onlar kendilerine yardım edemiyorlarsa Onların yüklerini siz kendiniz taşımayın. Başkalarının dramına dalmak ne size yardım eder, ne de onlara.

  3. Hayır demesini öğrenin
    Sınırlarınızı bilip bu sınırları korumanız, bu sınırlar geçildiğinde de konuşmanız önemlidir.

    Birinin öylece evinize girip ortalığı kırıp dökmesine izin vermezsiniz. Öyleyse neden öz-saygınızın darmadağın edilmesine izin veresiniz? Şöyle bir söz vardır: "Kirli ayaklarla kimsenin kafana girmesine izin verme."
    Alışıldık inanışın aksine, bir kimseye gerektiğinde hayır demek kabalık değildir ve bunu haklı ya da yumuşak göstermek zorunda bile değilsiniz. Eğer şahsınıza saygı duyulmadığını hissediyorsanız ayağa kalkıp bu saygıyı kendiniz sağlayın.

    Zamanınız ve kalbiniz değerlidir. Bu yüzden çevrenizde güzel insanlar barındırın ve kirli düşüncelileri uzaklaştırın. Eğer bir arkadaşınıza evetten çok hayır dediğinizi farkına varırsanız Onun sizi daha çok geliştirdiğini mi yoksa geri mi çektiğini tartmaya çalışın.

  4. "Benim" zamanlarını arttırın ve bunun keyfine varmaya bakın
    Kendinize başkalarından uzak zamanlar tanımaya çalışın ve böylece kendi düşünce ve arzularınıza odaklanmaya bakın. Bu bir banyo yapmak olabilir, yatakta tembellik yapmak olabilir. Mutlaka kendi iç sesinizle başbaşa kalabileceğiniz boşluklar planlayın.
    Eğer yoğun bir bölgede, ya da topluluklar içinde göz önünde bir noktadaysanız dışarı çıkın. Taze hava ve doğanın masumiyeti işe yarayacak, evrenin ölçeğine kıyasla problemlerinizin faniliğini ve önemsizliğini hatırlatmada faydalı olacak, ne olursa olsun bu hayatın baki kalacağını size gösterecektir.

    Çevrenizdeki dünyanın saf enerjisini içinize çekin ve özbenliğinizle bu enginliğe bağlanın.

  5. Sorumluluk alın
    Sonuç olarak nasıl hissettiğinize karar verecek olan tek kişi kendinizsiniz. Hangi ortamda olursanız olun güçlü durma ya da başkalarına size hükmedecek gücü verme tercihine sahipsiniz. Kendi duygularınızın sorumluluğunu üstlendiğinizde kendinizi başkalarının tesirinden özgür kılarsınız. Kendinize güvenir, kendinizi severseniz duygusal gücü ve istikrarı sağlarsınız.

    Günlük yaşantınızda güçlü durmayı unutmayın. Arada bir olumsuz düşüncelerin gidip gelmesi mümkündür ve normaldir. Böyle olduğunda korkmadan kabul edin. Hepsi öylece geçip gidecek. Bazen güzel bir ağlama en iyi ilaçtır.

Çeviri: Emre Güney

Şu an sahip olduğun her şeyi burada bulunduğun zaman boyunca öğretilenler ya da şahsi tecrübelerinle kazandın. Yani sen şu anda bunu okurken, ben aslında bu kimliğin arkasından senin asıl benliğine doğru hitap ediyorum. Sen benim sesimi bir nevi filtre arkasından duyuyorsun. Bu filtrenin karakteri ve bu filtrenin içinden geçenlere ne yapacağını senin kendin hakkındaki ve benim hakkımdaki görüşlerin belirliyor. Artı benim üslubum ve ilgilendiğim konular ve bunları ele alış biçimime dair kafanda bulunanlar da senin beni anlamanda yol gösteriyor. Yani iletişimimizin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu, tamamına yakınının bize ait olmayan birçok parametreye dayalı olduğunu görmeni istiyorum. Aramızda "biz" olmayan ve anlaşmamızı doğrudan etkileyen öyle çok değişken var ki. 

Şunu da görmeni istiyorum. Biriyle tartışman gerekiyorsa, bu planlanmıştır. Bu, taraflardan en az birine hizmet etmek üzere yerleştirilmiş bir potansiyeldir. Kin tutmuyorsan, eğer kin tutacak kadar zavallı bir benlik değilsen gün gelecek, egonun bir anlık dalgınlığında gerçeği göreceksin. Bunu görecek saf bilinç haline geçebilir misin? Anlık bile olsa? Umarım bu başına gelir. Tüm rekabet, tüm gücenmeler, tüm yanlış anlamalar, rollere dair tüm çekişmeler... Hepsi bitmiştir. Varlığının en saf halini, birkaç saniye ya da dakika olsun yaşayabilirsen orada tüm algı ve hislerini sonuna kadar genişlet ve bu anı saatlere hatta yıllara kadar uzatmak için elinden geleni yap. Burası cenettir. Burada olabildiğince kal.

Saf bilincin rollerle, kimliklerle, taraflarla işi yoktur. Toplum ve benlik dediğimiz şeyin ne kadar dar, ne kadar sığ, ne kadar fani ve saçma olduğunu görebiliyor musun? Varlık ve deneyim denizini, engin ruhun bakışını bırakıp bu saçma ve çocuksu savaşlara kapılıyoruz. 

Ser şimdi kilimimizi şu hışırdayan ağacın altına da bu tatlı esintinin huzurunda çayımızı içelim.

sevgiye engel kendinsin
kimliksizliğin hafifliğiyle yaşa



Yeni Dünya öngörülerim; Ruh ve oyun; İnsanlara mesajım; Bir doğaüstü olay gerçekleşiyor!; Kabal neden karanlık?; Kabal'a mesajım.


Bu çekimler bu videoyla sona eriyor. Ancak serimiz, üstün ses kalitesi ve daha ileri tekniklerle devam edecek. Bu çekimlerin üstünden 2-3 ay geçti. Bu benim için çok uzun bir süre. Çünkü bu süre zarfında çok şeyler değişebiliyor. Bazı şeyler olgunlaşıyor ya da şekil değiştiriyor. Hiçbir bilgiye mutlak bağlı değilim ve kendimi akışa, yeni bilgilere teslim ederim. Her zaman aklıma ve hislerime en çok yatan en son bilgiyi irdelerim. Herkesi mutlu edemem. Herkese yetemem. Bildiğim şeyler çok az ve arkasında kesin bir bilişle durabileceğim şeylerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Bu sitedeki yazılı malzemeleri ve bu gibi videolarımı ister uyanış rehberi olarak kullanın, ister gülüp eğlenmek için. Orası size kalmış.

Gerçekler hep acıtmıştır. Geçtiğimiz ay çok hassas yerlere dokundum. Bunun tepkileri beni epey yordu. Bu yüzden yukarıdaki açıklamaları yapma gereği duydum.

mutlu eden yalanlar, rahatsız eden gerçekler



Bu makale Laurie Barraco tarafından kaleme alınmıştır


Ruhsal aydınlanma pek çok cepheden zorlayıcı olabilir

Bir ruhsal uyanış başta kulağa hoş gelebilir...


Ancak, o aslında sizi ilerlemeniz ve yaşamınızı evrimleştirmeniz için mücadele içine sokacaktır. Birkaç kötü gün ve gece geçirmeden ve hayat hakkında düşünmeden de yaşamınızda ilerleyemezsiniz. Bu da genellikle hayatınızda bir takım dönüm noktalarına geldiğinizde olur. Bitirmeye çalıştığınız, sizi kirleten bir ilişki içinde olabilirsiniz; nefret edip ayrılmak istediğiniz, gelecek vaad etmeyen bir işiniz olabilir ya da sadece birkaç kötü alışkanlıktan kurtulmanız gerekiyor olabilir. Ruhsal aydınlanma size bu mücadeleler içinden geçecek gücü verecektir.

Peki ama şu anda böyle bir şeyin içinde olduğunuzu nereden bileceksiniz?
  1. Dedikoduya tahammülünüz yoktur
    Artık hayatlarına sürekli daha fazla dram ve dedikodu getiren insanlarla uğraşamadığınızı farketmeye başlarsınız. Diğer insanlarla bu tip konuşmalara girmekten kaçınmaya başlar, artık bunları aştığınızı düşünürsünüz.
  2. Odağınızı kaybetmiş gibi hissedersiniz
    Hiçbir şeye odaklanamadığınız zamanlar olur. Ne kadar denerseniz deneyin sadece önemli şeyler değil, herhangi bir şeye odaklanmakta da ciddi zorluk çekersiniz.
  3. Hayat kararlarınızı sogulamaya başlarsınız
    Şimdi de tüm hayatınızı sorgulamaya başlarsınız. Hayatınızdaki insanlarla ilgili verdiğiniz kararları, arkadaşlarınızı, ailenizi ve partnerinizi sorgularsınız. Bu insanların hayatınıza olumlu ve esin veren katkıları olmuş mudur? Peki ya olmadıysa daha sağlıklı alternatifler aradınız mı? Negatif arkadaş ve aile üyeleriyle ilişkiyi kesmek işe yaramaya başlayabilir. İşinizi ve bu işin sizin için doğru olup olmadığını sorgulayabilirsiniz.
  4. Yalnız kalmayı tercih edersiniz
    Sürekli kendinizle başbaşa vakit geçirmenin yolunu ararsınız. Çünkü bu ruhunuzu besler ve kendinizi tekrar "bütün" hissetmenizi sağlar. Bu zamanda çevrenizle fazla haşır neşir olmayı tercih etmezsiniz.
  5. Sezgileriniz her zamankinden daha yükselmiştir
    Paranoya gibi düşünebilirsiniz belki ama, bu aslında güçlenen sezgilerdir. İnsanlar hakkındaki hisleriniz doğrudur ve sezgileriniz size "toksik" kişilerle, alışkanlıklarla ya da işinizle ilgili bir şeyler yapmanız gerektiğini söyler.
  6. Hayatınız daha fırtınalı bir hal almıştır
    Hayat artık sakin değildir. Her şeyin parçalanıp yıkılmaya başladığını ve daha hararetli hale geldiğini farkedeceksiniz. Düzeniniz bozulmuş, yaşam programınız yıkılmıştır.
  7. Normal siz gibi hissetmezsiniz
    Son olarak, sanki kendinizi kendiniz gibi hissetmezsiniz. Bir başkasını gözünden kendinize bakıyormuş gibi hissedersiniz. Tabii ki öyle değil. Bunlar sizin gözleriniz. Zihninizle asıl varlığınız ayrışıyor ve size dışardan bir perspektif katıyor. 
Merak etmeyin... Bu duygular sonsuza kadar sürmeyecek. Tek yapmanız gereken sezgilerinize ve düşlerinize güvenmek. Böylece hayatınızın bu belirsiz ve fırtınalı döneminden başarıyla çıkacaksınız. Kendinize zaman ayırmaya, sabırlı olmaya gayret edin. Kararlar almadan önce tüm olasılıkları gözden geçirmeyi unutmayın ve bu süreçten sakınılamayacağını, ama ömür boyu da sürmeyeceğini hatırlayın. 

Yorumlarda siz de kendi ruhsal uyanışınızla ilgili tecrübeleri paylaşabilirsiniz.

Kaynak: consciouslifenews.com
Çeviri: Emre Güney



Laurie BarracoYazar HakkındaLaurie Barraco, yaşam koçu, yazar, ses sanatçısı ve Fort Mayers Florida'daki The Mystical Moon şifa okulunda kurucu öğretmen. Laurie burada okumalar yapıyor, seminerler veriyor ve The Mystical Moon Online Mağazasında şifaürünleri satıyor. Onunla The Mystical Moon Facebook Sayfası üzerinden iletişim kurabilirsiniz.
Ruhsallık iyi bir sağlığın da temelidir. Ruhsal olarak sizin için önemli olan şeye bağlandığınızda ilginç ve büyülü şeyler olmaya başlar. 

bu makale Luke Miller tarafından sunulmuştur

Çoğu insan ruhsallığa kazanç ve kişisel gelişim için girse de, bunun sonucu olarak kaybettiğiniz şeyler en çok uğraştığınız konular oluyor. Şunu belirtmeliyim ki bu makalede bahsedeceğim şeyleri asla tamamen kaybedemezsiniz. Bunlar biraz negatif görünse de zaman zaman gelip giden doğal duygular olduklarını hatırlatmalıyım. 



Hepimiz diğer insanların hislerini anlamada aynı kapasiteye sahibiz ve diğer insanların davranışına göre davranış geliştirebiliyoruz. Ama farkı asıl yaratan şey bu alanlara verdiğiniz dikkattir. Ruhsal uyanış yolun sonu değildir. Hatta bu uyanış, cevaplardan çok yeni sorular getirir. Ama bu daha aydınlanmış seviyeye ulaştığınızda şu 6 şeyi büyük ölçüde kaybedeceksiniz.

Nefret


Genellikle insanlardan nefret etmenizin nedeni Onlarda size ait bir şeyi farketmenizdir ya da kendinizde daha çok görmeyi istediğiniz şeyin Onlarda bulunmasıdır. Ruhsal uyanış sizin elinizdeki aynayı kaldırıp kendinizi kemiklerinize kadar çırılçıplak görmenizdir. Dünyada sevmediğiniz özelliklere sahip insanlar hep olacaktır. Ama tüm bu insanlar bu davranışları kendi bilinç seviyelerinden sergiliyorlar. Onların davranışlarının bilinciniz üzerinde etkili olmasına izin vermek de sizin seçiminiz. Ruhsal bağlantı, size yanlış davrananlara merhamet göstermenize yardımcı olarak anlayış göstermede ve affetmede size yol açar. 

Kıskançlık


Uyanmış bir zihin kendi yolunda mücadele eden insanlar ve işini iyi yapanlara hayranlık duymanızı sağlar. Bu aynı zamanda başkalarının başarıları konusunda kıskançlık vb. kötü duyguları yok etmenizi sağlar. Bir başkası arzuladığınız bir yere eriştiğinde kötü bir niyet olmadan da olsa gıpta etmeniz son derece olasıdır. Ruhsal olarak uyanmış olmanız hepimizin tek ve bütün bir organizmanın parçaları olduğumuzu anlamanıza yardımcı olur ve bir başkasının başarısının sizin de başarınız olduğunu farkedersiniz. Başkalarının başarıları sizin de oraya ulaşmanız için birer motivasyon olup yükselmenize yardımcı olacaktır. 

Endişe


Endişe bağlantı kuramadığınız bir yaşam sürmenizle ortaya çıkan bir duygudur. Uğraşlarınız, arkadaşlarınız, işiniz ve zamanınızı nasıl geçirdiğiniz olgusu bu duyguya ciddi oranda etki eder. Ruhsallık gerçek amacınızla ve sizin için değerli olan şeyle bağlantı kurmanıza yardımcı olur. Yaşamınızı kendi istediğiniz gibi yürütebildiğinizde ve sizin için önemi olan şeylere tam bağlandığınızda, endişe yok olmanın eşiğine gelecektir. Ruhsallık aynı zamanda endişenin tam zıttı olan rahatlama duygusunu da size getirecek. 

Öfke


Öfke genellikle çok bilinçsiz bir davranış biçimidir. Ancak mesela, sinirinizin yatışması ise pek üstünde düşünülen bir süreç değildir. Kendiliğinden olur. Ruhsallık ise aksine, çok bilinçli bir süreçtir ve size, şimdi ve burada olmanızı öğretir. Aynı zamanda size sorunlarla yüzleşmede ve onları çözmede de yardımcı olarak geride endişe duymanızı gerektirecek daha az olgu bırakır.

Güvensizlik


Değerlerinize sıkıca bağlıysanız ve mücadelenize sadıksanız güvensiz hissetmek zordur. Ruhsallık gerçek kimliğinize bağlanmanızı sağlar ve temas içinde olduğunuz yanlış esin kaynaklarından, boş yere takip ediyor olabileceğiniz hayallerden, topluluklardan kurtulmanıza yardımcı olur. Kim olduğunuzu bilmenizi sağlar ve eğer siz kim olduğunuzu bilirseniz, insanları memnun etmek için kendi doğanızla ters gitmeniz artık çok zordur.

Hata yapma korkusu


Bu duygu güvensizlikle çok iyi arkadaştır. Çünkü bir kere güvensizlik yaratan katmanları söküp atarsanız ve hayattan ne beklediğinizi bilirseniz hedeflerinize doğru yürümeye başlarsınız. Hedefleriniz ürkütücü olabilir. Eğer öyle değillerse de daha büüyk hedefleri düşünmelisiniz! Hayattan bekledikleriniz uğrunda yapacağınız hatalar da bilin ki yol almaktır ve bu gayet normaldir. Hayatta dışardan cevaplar beklemek kolaydır, ancak bu cevaplar orada bulunmayı beklemektedir.

Gerçek şu ki, bir şeyleri kaybetmek ya da zaten hep içinizde var olan o şeyleri bulmak hayatı sağlıklı, mutlu ve dengeli şekilde yaşamanın ta kendisidir.

Peki ya siz ruhsal gelişimle neler kaybettiniz?

Kaynak: http://truththeory.com/

Yazar hakkında


Luke Miller
My name is Luke Miller I am a spiritual life hacker and the creator of Potential For Change. I like to blend psychology & spirituality to help you create more happiness in life. I believe that spirituality is the foundations for good health & once you get a good spiritual connection it is easier to live life on your terms and perform at your peak. You can get your hands on my free eBook which teaches you how to create happiness, spiritually connect, perform at your peak and live life on your terms by going to this here link. Luke Miller'dan daha çok yazı okumak için tıklayın

Egonu incitir. Ego incitir.

İNSAN AKLI İŞTE! En gelişmiş varlığız ya. Ahkam keseriz, eleştiririz, şu yanlış, bu kötü, şöyle neden değil... Kimiz ki biz? Eceli ve ezeli olmayan bir evrende bir göz kırpışı hayatlarımız. Bebekken daha bile gelişkindin. Zaman içinde formatlandın, şekillendin. O formatın içinden, bu sığ kafanla neyi anlamlandırmaya çalışırsın?

En yanlış bildiğin doğrudan bahsedeyim...





  • Bu evrende en iğrenç şeyler dahil hiçbir eylem,
boşa gitmemektedir,
  • Bu evrende en ağır ve çekilmez dahil hiçbir an,
boşa geçmemektedir,
  • Bu evrende en aşağılık dahil hiçbir şahıs,
boşa varolmamıştır.
  • Hepsinden en büyük fayda sağlanmaktadır. 
  • İşte bu seni rahatsız edebilir. 



İçinizdekiler hariç hiçbir şeyden medet ummayın!


İçinizdekiler de ikiye ayrılır. Zihne ait olanlar ve ruhtan gelen, kalbe ait olanlar. Zihne ait olanlarla nereye giderseniz gidin, neye sahip olursanız olun ızdıraptan kurtalamayacaksınız. Ruhun söyledikleri nispeten ısrarsız, sakin ve duyulması zordur. Şayet onları ayırdedebilirseniz onları alın. Artık nereye giderseniz gidin, kimlerle olursanız olun, ne yaparsanız yapın akışta, kaygısız, mutlu, huzurlu ve sağlıklı olacaksınız. Ancak zihne yaptığımız bu kötülemeye rağmen şunu da hatırlatmalıyız ki; O ruhun hizmetindedir!

Direnç, ızdırap gördüğünüz yerde kesinlikle gelişmesi gereken kendinizdeki bir kusur vardır. Bakış açınız değişmediği müddetçe bunlar tekrarlayacak, hatta sertleşecektir. Siz içinizde değiştikçe -farkındalığınız arttıkça- "görünürde hiçbir şey yapmamış olsanız da" bunlar hükmünü yitirecek ve yok olacaktır. İşte zihin, sorunlar ve dirençler ruha bu şekilde hizmet ederler.


Emre Güney
22/06/2013 

nilüfer çiçeği Nymphaea
Nilüfer Çiçeği
O'nlar katı maddeye bağlı olanlardı. O'nlar ki hissetmekten ve derinlerini araştırmaktan çok duyusal tutsaklıklarına boyun eğdiler; arkalarını dönüp çekildiler. Kalanların ellerinde altın anahtar, gökten beyaz elbiseleriyle ilerliyorlar. Kâh başakların tepelerini okşayarak, kâh sırtlarını bulutlara sürterek süzülüyorlar. O'nlarda öyle gözler var ki güneşten kamaşmaz, O'nlar da öyle yürek var ki çamura batmaz da nilüfer olup açarlar.

Emre Güney
27/12/2012

Karın erkek ilişkilerindeki acı

Kristal Bedene-Girenler, D42101, San Diego, CA.



Soru: 
Kadın-erkek ilişkilerinin neden bu kadar acı verici olmaları gerektiği konusunda konuşabilir misiniz?

Grup:
Belli bir nedenden ötürü sorulmamış olan, ama burada bulunan birçoğunuzu ilgilendiren başka bir soru var ve önce onu yanıtlamak istiyoruz. Bu soru kadın-erkek ilişkileri ile ilgilidir. Bazen bu çok zor bir alandır, çünkü siz bu dünyaya ikinci boyuttan geçerek gelirsiniz ve burada yaşarken sadece bir erek ya da kadın olmadığınızı, bir bütünün parçası olduğunuzu anlamazsınız. Kendinizi yarım hisseder, bir şeyin parçasıymış gibi hisseder ve bu yüzden sizi tamamlayacak başka bir şeye ihtiyaç duyarsınız. Bu doğru değildir. İyi bir ilişki bir yaşam sigortasına çok benzer; onu, ancak ona ihtiyacınız yoksa elde edebilirsiniz (kahkahalar).

Enerjinizi kendi içinizde tutmanız ve kendi gerçeğinizde durmanız önemlidir, çünkü gerçekte tek bir ilişki vardır: Siz ile sizin ilişkisi. Bu enerjiyi barındıran kişi, aslında diğer kişinin gerçek haline değil, olabileceğini düşündüğü haline aşık olur. Bu da enerjinin çok yaygın olan bir yanlış kullanımıdır. Siz potansiyeli görür ve eğer o kişi sizinle birlikte gelişirse, o zaman onunla romantik bir ilişkiniz olabileceğini düşünürsünüz; ama bu yanlış bir yaklaşımdır. 

Siz, yaşamınızın büyük bölümünü acıdan kaçınarak geçirirsiniz, sevgili varlıklar. Ancak perdenin öbür tarafına geçip Yuvaya geri döndüğünüzde ve tüm enerji doğru olduğunda, o acıları bile, Dünya üzerindeki güzel yaşam deneyiminin bir parçası olarak hatırlayacaksınız. Siz ruhlarınızı öyle bir noktaya dek tekâmül ettirdiniz ki, artık onların bir parçasını bu güzel bedenlerde barındırabilirsiniz. Bu ruhu elinize alıp, uzanıp bir başka meleğe dokunabilirsiniz. Artık bunu yapın. Varlığınızın özünün uzanıpbir başka İnsan Meleğe, fiziksel bedende saklanan bir başka ruha dokunduğunu görün. Bu gerçekten harika bir şeydir. Bu sizin tekâmülünüzdür.

Bir ilişkinizin olması gerektiğini düşünmeyin, eğer böyle düşünürseniz, o zaman alanınıza sadece size sırtını dayayacak insanları çekersiniz. Ve iki kişi birbirine sırtını dayadığında, iki yarım kişiden bütün bir kişi oluşturmaya çalıştığında, bu işe yaramaz. Çünkü iki kişi asla aynı hızda ilerlemez; biri ilerlediğinde diğeri yere yuvarlanır. Yan yana yürüyebileceğiniz birisini bulup yaşamınızı onunla paylaşın. Yarın için kaygılanmayın, yaşamınızı bugün paylaşın. Ayakta duracak ve onun özgür olmasına izin verecek cesareti gösterin. Karşılık beklemeden, onu, olabileceği en büyük varlık olması için güçlendirin. Beklentisiz ve özgür bir biçimde yaşayın, o zaman ilişkilerinizde muktedir insanlara yer açmış olacaksınız. Sadece uzun süreli ilişkilerin başarılı olduğunu düşünmeyin. Sırf, kendinizi bir başka kişi aracılığıyla sevmek istemenizin güzelliği bile perdenin öbür tarafından sizi alkışlamamızı hak eder. Ve bunun çok güçlü bir alkış olduğunu bilin. 


Farklı Bir Düzeyde Birlikte

Angela'nın Kırık Kanadı, D060301, San Diego, CA.



Soru:
Ben evliliğimle ilgili bir karışıklık yaşıyorum. Eşimle aramızda ruhsal olarak çok güzel bir bağ var; özellikle böyle seminerlere birlikte katıldığımızda bu bağı hissediyoruz. Ben bir seminere tek başıma katıldığımda bile onu yanımda hissediyor, onunla ruhen iletişim kurabiliyorum ve böyle zamanlarda birbirimize ayak uyduruyormuşuz gibi görünüyor. Ama eşim normal yaşamına geri döndüğünde, sanki orada değilmiş gibi davranıyor ve o zaman biz birbiriyle bağdaşmaz iki kişilikmiş gibi görünüyoruz.

Grup:
Siz birinci boyuttan üçüncü boyuta gelebilmek için ikinci boyuttan geçtiniz. İkinci boyuttan geçerken de, kendinizin cinsiyetler denen parçalarına bölündünüz. Siz her bir enkarnasyonda dişi ya da erkek cinsiyetini seçersiniz ve bu yüzden, yaşarken kendinizi bütün değilmiş gibi hissedersiniz. Bu yüzden, sizi tamamlayacak bir kişiyle bütünleşmeniz gerekiyormuş gibi hisseder ve böylece, bir ilişkiye girerek bütün olma potansiyelini ararsınız.

Bu, enerjinin yanlış bir kullanımıdır, bir illüzyondur; çünkü bir insan ancak kendi içinde bütün olduğunda gerçekten bir ilişkiye sahip olabilir. Siz bunu öğreniyorsunuz. Sadece tek bir ilişki vardır ve o siz ile sizin ilişkisidir. Bunu anladığınızda istediğiniz diğer ilişkilere de sahip olabilirsiniz. Bu konudaki en büyük hata, sizin çoğu kez, istediğiniz şeye sahip olabileceğini düşündüğünüz birisine aşık olmanızdır. Oysa bunun yerine, orada olana odaklanmalı ve o kişinin bugünkü, şu andaki haline aşık olmalısınız. Eğer o ilişkiyi bugün yürütebiliyorsanız, o zaman sihri yaratırsınız. Eğer o kişiye baktığınızda, sizi birbirinize çeken şeyleri -desteği, sevgiyi ve en önemlisi de iletişimi- bulabiliyorsanız, o zaman o sihrin sizin için şimdi, bugün işlemesini sağlayabilirsiniz. Eğer bunu bulamıyorsanız, o zaman onu bırakıp yolunuza devam etmelisiniz. 

O kişiyi sevgiyle bırakma cesaretini gösterin ve enerjinizi kendi üzerinizde merkezlendirin, çünkü ancak bunu yaptığınızda yeni bir ilişkiye açık olabilirsiniz. Sevgili varlık, senin eşinin nereye gitmekte olduğuna gelince, onun kendi titreşimsel tekâmülü doğrultusunda ilerlediğini söyleyebiliriz; ancak, bu seninkine uymayabilir. Ve ikiniz bu konuda hala bir karar vermiş değilsiniz.

Burada, ilişkilerin yanlış kavramlarından da söz etmek isteriz. Tüm ilişkiler iletişim üzerine kurulurlar. Siz perdeyi bir yana sıyırıp, bir başka ruhu gerçekten gördüğünüzde, onunla tam bir iletişim kurabilirsiniz ve bu olduğunda, o ruha aşık olursunuz. Bu kardeşçe bir sevgi ya da bir aşk veya her ikisi de olabilir.

İlişkilerin yer aldığı klavyede herkesin bireysel bir titreşimi vardır. İnsanlar ilk başta kendileriyle aynı notayı çalan birini ararlar. Onları bulduklarında, bu çok onaylayıcı... ve çok sıkıcı bir ilişki olur. Siz kendinize sizinkine yakın bir notayı çalan birini seçersiniz ve sonunda birlikte mekanik, ifadesiz biz müzik çalar hale gelirsiniz, ki bu tahammül olunabilir ama sıkıntı verici bir müzik olur. Siz ancak birbirinizden rahatlık verecek kadar uzaklaştığınızda bir akor çalabilirsiniz. İşte orada iki titreşim düzenli aralıklarla örtüşerek birbirini destekler. Ve bu armoni, ilişki denen üçüncü bir titreşimi yaratır. 

Sevgili varlık, şimdi içinde bulunduğun akoru bul, o zaman ilişkini de bulacaksın. Eşinin bir sonraki notaya geçmesini ve bunun harika bir ses vermesini bekleme, çünkü sen de ilerliyorsun. Akoru şimdi bul ve eşinle birlikte iletişim üzerinde çalış, çünkü akoru yaratan odur. İki insan, bir kez akoru bulduklarında, aynı notada kalmazlar. Onlar sürekli olarak tekâmül etmektedirler ve sizin çok uygunsuz akorlar çalacağınız zamanlar da olacaktır. Burada mesele, aynı klavyeyi çaldığınızdan emin olmanızdır.

Sen iyi bir yoldasın. Halen sürdürdüğün ilişki henüz tamamlanmamıştır. Bunu kalben hissediyorsun. Eşine tüm gerçeğini ifade et ve onun da sana tüm gerçeğini ifade etmesine izin ver; o zaman, aynı notaları mı, yoksa çok rahatsız edici bir şeyi mi çaldığınızı çabuk öğrenirsiniz. Ancak, şu kadarını söyleyebiliriz ki, sen ve eşin birbirinize düşündüğünüzden çok daha yakınsınız.




ydi şiir emre güney
gönlüm hep bahardan yana, ne kış ne yaz
Ne de cehennem yazların.
Ben baharların adamıyım.
Ya sararıp solmalı, dökmeliyim yapraklarımı,
Ya cıvıl cıvıl renklenip çiçek açmalı.

Ben baharların adamıyım.
Ne soğuğum sürekli,
Ne hep sıcak yürekli.
Aynı günde ateş.
Aynı günde yaş.

Ben baharların adamıyım.
Ya yeni bekârım,
Ya yeni aşık.
Ya ilk defa birleşenlerin vücudu,
Ya yeni terkedilenin gözyaşıyım.

Ben baharların adamıyım,
Ne hep sıcak,
Ne hep soğuk bana.
Nerde hüzün,
Nerde sevinç,
Ben ordayım.


Emre Güney
23 Mayıs 2011